Diyarbakır Çıkışlı Avrupa Masalı Ve Bernina Express Gezi Rehberi
- 2026-05-18
- By Tatilturizm
Diyarbakır'ın Kadim Topraklarından Alplerin Zirvesine

Güneydoğu Anadolu’nun tarihi ve kültürel başkenti, on bin yıllık Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri'nin gölgesindeki kadim şehir Diyarbakır'dan hareketle; Avrupa’nın en romantik nehir kasabalarına, Alplerin gökyüzüne uzanan beyaz zirvelerine ve Fransız Rivierası'nın turkuaz sularına uzanacak büyüleyici bir yolculuğa davetlisiniz. "Bir Avrupa Masalı" adını verdiğimiz bu özel rota, sadece klasik bir şehir gezisi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda dünyanın en ikonik demiryolu hatlarından biri olan Bernina Express & Red Train seyahatini de kalbine yerleştiriyor. İki gece masalsı Strasbourg & Alsace bölgesinde, bir gece İsviçre'nin kalbi Cenevre'de, iki gece Akdeniz'in gözbebeği Nice'te ve bir gece modanın başkenti Milano'da konaklayacağınız bu rüya program, hayatınız boyunca unutamayacağınız bir anılar zincirine dönüşecek.
Türk Hava Yolları'nın konforlu aktarmalı uçuşlarıyla Diyarbakır Havalimanı'ndan başlayacak olan bu serüvende, vize işlemlerinden profesyonel rehberlik hizmetlerine kadar her detay sizler için incelikle düşünüldü. Fransa, İsviçre ve İtalya sınırlarını aşarken, hem doğanın hem de mimarinin insan eliyle yapılmış en güzel şaheserlerine tanıklık edeceksiniz. Hazırsanız, Diyarbakır'dan yola çıkıp Avrupa'nın kalbine doğru ilerleyen bu masalın sayfalarını tek tek aralamaya başlayalım.
1. Bölüm: Masalın Başlangıcı – Strasbourg ve Alsace Şarap Yolu (2 Gece Konaklama)
Yolculuğumuzun ilk büyük durağı, Fransa ile Almanya arasında yüzyıllar boyunca paylaşılamayan, bu sayede iki kültürün de en rafine özelliklerini harmanlayan muazzam Strasbourg şehri oluyor. Havalimanından karşılamanın ardından yerleşeceğimiz otelimizde iki gece boyunca konaklayarak bu bölgeyi derinlemesine keşfetme fırsatı bulacağız. Strasbourg, Avrupa Parlamentosu’na ev sahipliği yapması nedeniyle modern bir çehreye sahip olsa da, asıl büyüsünü Ill Nehri'nin kolları arasında saklanan tarihi merkezinde barındırır. Şehir turumuz esnasında göreceğimiz, gotik mimarinin en görkemli örneklerinden biri olan ve yapımı yüzyıllar süren Strasbourg Notre-Dame Katedrali, gökyüzüne uzanan tek kulesiyle sizi büyüleyecek. Katedralin hemen yanında yer alan, ahşap işçiliğiyle ünlü tarihi Kammerzell Evi ise fotoğraf karelerinizin vazgeçilmezi olacak.
Strasbourg'un en romantik bölgesi şüphesiz ki Petite France (Küçük Fransa) olarak adlandırılan nehir kenarı mahallesidir. Suların üzerine inşa edilmiş neoklasik tarzda yarı ahşap evler, pencerelerinden sarkan rengarenk sardunyalar ve nehir üzerinde salınan gezi tekneleri burada kendinizi bir tablonun içinde hissettirecek. Rohan Sarayı ve tarihi Kanal Köprüleri'ni gördükten sonra, ertesi gün rotamızı dünyanın en ünlü tematik yollarından biri olan Alsace Şarap Yolu'na çeviriyoruz. Bu yol üzerinde ilk durağımız, adeta bir açık hava müzesini andıran Colmar kasabası olacak. Colmar'da nehir kenarına sıralanmış rengarenk evlerin oluşturduğu Little Venice (Küçük Venedik) bölgesinde yürüyecek, dar sokaklardaki yerel pastanelerden yükselen tereyağlı kruvasan kokuları eşliğinde bölgenin keyfini çıkaracağız. Ardından, leylekleri ve Orta Çağ dokusuyla bilinen Riquewihr ve Eguisheim gibi şirin köyleri ziyaret ederek Alsace kültürünün gastronomi ve mimari zenginliklerine doyacağız.
2. Bölüm: İsviçre'nin Kalbine Doğru – Bern ve Cenevre (1 Gece Konaklama)
Fransa'nın masalsı düzlüklerine veda edip yönümüzü Alplerin koruyuculuğu altındaki İsviçre’ye çeviriyoruz. İlk durağımız, İsviçre Konfederasyonu'nun de facto başkenti olan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Bern şehri. Aare Nehri'nin etrafını bir yay gibi sardığı Bern, Orta Çağ atmosferini günümüze kadar en saf haliyle korumayı başarmış nadir başkentlerdendir. Şehrin simgesi olan ve her saat başında mekanik figürlerin gösteri sunduğu tarihi Zytglogge (Saat Kulesi) önünde durup zamanı geriye saracağız. Kilometrelerce uzanan ve yağmurlu günlerde bile alışveriş yapmayı kolaylaştıran tarihi Arcades (Kemerli Sokaklar) boyunca yürürken, ünlü bilim insanı Albert Einstein'ın rölativite teorisini geliştirdiği dönemde yaşadığı Einstein Evi'ni de dışarıdan görme şansı yakalayacağız. Şehrin koruyucusu kabul edilen ayıların yaşadığı Bärengraben (Ayı Parkı) ziyaretimizin ardından nefis manzara fotoğraflarıyla Bern vizyonumuzu tamamlıyoruz.
Günün ikinci yarısında, Alp dağlarının eteğinde, aynı adı taşıyan devasa gölün kıyısına kurulmuş uluslararası diplomasinin merkezi Cenevre'ye ulaşıyoruz. Burada geçireceğimiz 1 gecelik konaklama, İsviçre lüksünü ve sükunetini hissetmemizi sağlayacak. Cenevre Gölü (Leman Gölü) kıyısında yapacağımız panoramik yürüyüşte, gökyüzüne doğru saniyede yüzlerce litre su fışkırtan ve şehrin her yerinden görülebilen meşhur Jet d'Eau (Su Fıskiyesi) bizleri karşılayacak. İsviçre'nin dünyaca ünlü saatçilik tarihine saygı duruşu niteliğindeki binlerce canlı çiçekten yapılan L'horloge fleurie (Çiçek Saati), eski şehir merkezindeki tarihi St. Pierre Katedrali ve Reform Duvarı, Cenevre şehir turumuzun ana omurgasını oluşturuyor. Akşam saatlerinde göl kenarındaki şık restoranlarda İsviçre'nin meşhur eritme peynirli lezzeti Fondü'yü deneyebilir, Alp havasının tadını çıkarabilirsiniz.
3. Bölüm: Akdeniz’in Parlayan İncisi – Nice ve Côte d'Azur (2 Gece Konaklama)
İsviçre'nin serin dağ havasından ayrılıp, güneşe ve palmiye ağaçlarına doğru uzun ama bir o kadar da görsel şölen sunan bir otobüs yolculuğuyla Güney Fransa'ya, yani Côte d'Azur (Fransız Rivierası) bölgesine iniyoruz. Merkez üssümüz, iki gece boyunca konaklayacağımız, sanatçıların ve aristokratların asırlık gözdesi Nice şehri. Nice'e varışımızla birlikte kendimizi Akdeniz'in o hafifletici ve elit enerjisine bırakıyoruz. Şehrin dünyaca ünlü sahil şeridi olan, bir tarafında masmavi bir deniz, diğer tarafında ise tarihi saray yavruları ve lüks otellerin sıralandığı Promenade des Anglais (İngiliz Kordonu) boyunca yürüyüş yapıyoruz. Ardından, daracık sokakları, pastel renkli İtalyan mimarisine sahip evleri ve her sabah kurulan taze çiçek pazarıyla ünlü Vieux Nice (Eski Nice) bölgesinde kayboluyoruz. Massena Meydanı'nın damalı zemininde ve neoklasik heykelleri arasında fotoğraf molası verdikten sonra akşam otelimize geçiyoruz.
Nice'teki ikinci günümüz, tam anlamıyla bir jet sosyete ve doğa keşfine dönüşüyor. Rehberimiz eşliğinde, dünyanın en küçük ve en zengin bağımsız prensliklerinden biri olan Monako ve Monte Carlo'ya hareket ediyoruz. Kayalıkların üzerine kurulmuş olan Monako Kraliyet Sarayı'nı, lüks yatların demirlediği limanı gördükten sonra, dünyanın en ünlü kumarhanelerine ve lüks modanın merkezine ev sahipliği yapan Monte Carlo bölgesine geçiyoruz. Formula 1 sokak pistinin virajlarını otobüsümüzle geçerken heyecan doruğa çıkacak. Dönüş yolunda ise, bir kartal yuvası gibi dik kayalıkların tepesine tünemiş, Orta Çağ taş işçiliği ve botanik bahçeleriyle ünlü efsanevi Eze Köyü'nü ziyaret ediyoruz. Bu köyde, parfüm üretiminin sırlarını öğreneceğimiz dünyaca ünlü Fragonard Parfüm Fabrikası'nı da gezerek günümüzü aromatik kokularla taçlandırıyoruz.
4. Bölüm: İtalya'ya Giriş, Alışveriş Çılgınlığı ve Modanın Kalbi Milano (1 Gece Konaklama)
Fransa kıyılarına veda edip İtalya sınırını geçiyor ve dünyanın en verimli düzlüklerinden biri olan Po Ovası boyunca ilerliyoruz. İtalya'daki ilk büyük durağımız, Avrupa’nın en büyük ve en prestijli tasarımcı outlet merkezlerinden biri olan ünlü Serravalle Designer Outlet oluyor. Burada verilecek serbest zamanda, dünyaca ünlü İtalyan ve küresel moda markalarının giyim, aksesuar ve ayakkabı ürünlerini çok avantajlı fabrika satış fiyatlarıyla satın alma şansı bulacaksınız. Diyarbakır'dan gelen misafirlerimizin özellikle yoğun ilgi gösterdiği bu alışveriş molasının ardından, gardıroplarımızı güncelleyerek İtalya’nın ekonomi ve moda başkenti Milano’ya doğru hareket ediyoruz.
Milano'ya ulaştığımızda bizi karşılayan şehir silueti, endüstriyel güç ile yüksek sanatın mükemmel bir birleşimidir. Şehir turumuzun başlangıç noktası, dünyanın en büyük gotik katedrallerinden biri olan ve cephesindeki binlerce heykelcik ile göz kamaştıran görkemli Milano Duomo Katedrali oluyor. Katedralin hemen önündeki devasa meydanda güvercinler eşliğinde fotoğraf çekildikten sonra, dünyanın en eski alışveriş pasajlarından biri kabul edilen ve mimarisiyle büyüleyen Galleria Vittorio Emanuele II'ye geçiyoruz. Bu tarihi pasajın cam kubbesi altında yürüdükten sonra, dünyanın en prestijli opera binalarından biri olan Teatro alla Scala (La Scala Operası) meydanına ulaşıyoruz. Akşam saatlerinde, Milano'nun kanallarıyla ünlü, sanatçıların ve yerel kafelerin mesken tuttuğu bohem Navigli bölgesinde İtalyanların meşhur Aperitivo kültürünü deneyimleyebilir ve 1 gecelik konaklamamız öncesinde İtalyan pizzasının tadına bakabilirsiniz.
5. Bölüm: Masalın Zirvesi – Bernina Express & Red Train ile St. Moritz Keşfi
Ve işte tüm turun, belki de hayatınız boyunca yapacağınız en özel seyahat deneyiminin gününe geldik: Bernina Express & Red Train (Kırmızı Tren) macerası! Sabah erken saatlerde Milano'dan hareket ederek İtalya-İsviçre sınırındaki tarihi Tirano kasabasına ulaşıyoruz. Burada bizi bekleyen, panoramik pencereleriyle ünlü, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan kırmızı vagonlara biniyoruz. Trenimiz raylar üzerinde hareket etmeye başladığı andan itibaren pencerelerinizden akıp gidecek manzaralar karşısında diliniz tutulacak. Bernina Ekspresi, mühendislik harikası dik viyadüklerden geçerken, hiçbir dişli çark sistemi kullanmadan tamamen doğal eğimle Alplerin zirvesine doğru tırmanır.
Yolculuk boyunca, dağların arasından süzülen şelaleleri, zümrüt yeşili vadileri ve rakım yükseldikçe karşımıza çıkan masmavi buzul göllerini (Lago Bianco) izleyeceksiniz. Trenin en ikonik noktası olan, 360 derecelik dönüş açısıyla ünlü Brusio Dairesel Viyadüğü'nden geçerken kameranızı hazır tutun. Trenimiz deniz seviyesinden tam 2253 metre yükseklikteki Ospizio Bernina istasyonuna ulaştığında, Alplerin zirvesinde olmanın o muazzam hissini yaşayacaksınız. Bu masalsı demiryolu yolculuğunun son durağı ise, dünya jet sosyetesinin, kralların ve ünlü sporcuların kış ve yaz aylarındaki değişmez lüks sığınağı olan St. Moritz kasabası oluyor. Alp dağlarının kuşattığı muazzam bir gölün kıyısına kurulmuş olan St. Moritz'de yapacağımız yürüyüşte, temiz dağ havasını soluyacak, şık butikleri ve tarihi lüks otelleri göreceğiz. Buradaki masalsı günümüzün ardından, turumuzun dönüş aşaması için havalimanına doğru hareket ederek bu büyük Avrupa masalını tamamlıyoruz.
Bu Turda Yaşayacağınız Unutulmaz Masalsı Deneyimler
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Diyarbakır'dan katılacak misafirler için vize süreci nasıl yönetiliyor?
Bu tur programı Fransa, İsviçre ve İtalya'yı kapsadığı için misafirlerimizin çoklu giriş hakkı tanıyan geçerli bir Schengen Vizesi sahibi olması gerekmektedir. Vize başvuruları, programın en uzun konaklama yapılacak ülkesi (Fransa) üzerinden yürütülür. Diyarbakır'da ikamet eden misafirlerimiz için profesyonel vize danışmanlık birimimiz, gerekli evrak listesini hazırlayarak en yakın aracı kurum merkezinde (Gaziantep veya Ankara/İstanbul başvuru merkezleri) parmak izi randevularınızı organize etmektedir. Yeşil pasaport sahipleri ise vizeden muaftır.
2. Bernina Express ve Kırmızı Tren yolculuğu için ekstra bir ücret ödeniyor mu?
Hayır, bu özel tur konseptinin en büyük avantajı, Bernina Express & Red Train tren biletlerinin ve Tirano - St. Moritz arası yolculuk rezervasyonlarının tur paket fiyatına dahil olmasıdır. Alplerin zirvesine yapacağınız bu UNESCO tescilli tren yolculuğu için yerinde herhangi bir ekstra ücret ödemezsiniz. Rehberimiz biletlerinizi seyahat günü sizlere tren istasyonunda takdim edecektir.
3. Tur esnasında hava sıcaklıkları nasıl olur ve valizimize neler koymalıyız?
Bu tur programı çok katmanlı bir coğrafyayı kapsar. Nice ve Milano'da Akdeniz ikliminin sıcak günlerini yaşarken; Bern, Cenevre ve özellikle 2253 metre rakımlı Alplerin zirvesindeki St. Moritz ile Bernina Ekspresi rotasında serin, rüzgarlı bir hava sizi karşılayacaktır. Bu nedenle valizinizde hem yazlık hafif kıyafetler hem de Alpler günü için kalın bir mont, polar, rüzgarlık ve mutlaka uzun yürüyüşlere uygun, kaymayan spor ayakkabılar bulundurmalısınız.
4. Serravalle Outlet alışverişinde Tax-Free (Vergi İadesi) avantajından yararlanabilir miyiz?
Evet, yararlanabilirsiniz. İtalya sınırları içerisindeki Serravalle Designer Outlet merkezinde yapacağınız alışverişlerde, mağaza kasalarında pasaportunuzu ibraz ederek Tax-Free formunu doldurtmanız durumunda, Avrupa Birliği'nden çıkış yaparken havalimanında ödediğiniz verginin bir kısmını nakit veya kartınıza iade olarak geri alabilirsiniz. Rehberimiz süreçle ilgili havalimanında sizlere yardımcı olacaktır.
Sonuç: Kendinize Bir Başyapıt Seyahat Armağan Edin
Diyarbakır'dan başlayıp Alsace'ın çiçekli sokaklarına, Cenevre'nin asil göl kıyılarına, Monako'nun lüks dünyasına ve Alplerin beyaz zirvelerine uzanan bu "Bir Avrupa Masalı", sıradan bir turistik geziden çok daha fazlasıdır. Dünyanın en iyi tren rotalarından biri olan Bernina Express ile doğanın kalbine dokunacağınız, modayı Milano ve Serravalle'de yaşayacağınız bu benzersiz program, ruhunuzu tazeleyecek. Kontenjanları sınırlı olan bu lüks ve kapsamlı kültür serüveninde yerinizi şimdiden ayırtın, hayallerinizi ertelemeyin!























Yorumlar